İçerik üretirken SEO algoritmasına göre içerik ile hedef kitleye göre içerik arasında kesin bir seçim yapmak doğru değildir. Başarılı içerikler öncelikle kullanıcının sorusuna yararlı, güvenilir ve anlaşılır bir yanıt sunmalı; SEO çalışmaları ise bu yanıtın arama motorları tarafından doğru biçimde anlaşılmasını desteklemelidir.
Yalnızca anahtar kelimelere odaklanan ve okuyucunun ihtiyacını karşılamayan metinler kısa vadeli görünürlük sağlasa bile sürdürülebilir performans oluşturmakta zorlanabilir. İçeriğin arama niyetine uygun olması, konuyu yeterli kapsamda ele alması ve kullanıcıya özgün bir değer sunması gerekir.
Hedef kitle analizi; kullanıcıların bilgi düzeyini, beklentilerini, karşılaştıkları sorunları ve kullandıkları dili anlamaya yardımcı olur. SEO araştırması ise bu ihtiyaçların arama motorlarında hangi kelime ve sorularla ifade edildiğini göstererek doğru konu başlıklarının ve içerik yapısının belirlenmesini sağlar.
En verimli yaklaşım, hedef kitle için hazırlanmış içeriği teknik SEO ilkeleriyle güçlendirmektir. Açıklayıcı başlıklar, doğru sayfa yapısı, ilgili anahtar kelimeler ve güvenilir bilgiler bir araya getirildiğinde hem kullanıcı deneyimini hem de organik görünürlüğü destekleyen sürdürülebilir içerikler oluşturulabilir.
Doğru bilinen yanlışlar: SEO Uyumlu Makale Yanılgısı
Geçmişte Google kapsamlı analiz araçları bulunmuyorken, sadece veriye yani kantitatif özelliklere dayalı değerlendirme yapardı. İçeriklerin belli kelime sayısında olması, anahtar kelimelerin homojen şekilde dağıtılması, alt başlıkların anahtar kelimeleri içeriyor olması, maddeyle açıklamaların yapılması gibi temel kriterler sağlandığında ortaya çıkan metnin seo uyumlu makale olduğu var sayılıyordu. Elbette Google bu noktada hiçbir açıklama yapmamıştı. Elde edilen veriler seo uzmanlarının deneyim verileriydi.
Oysa ulaştığımız son noktada Google, hazırlanacak içeriklerle ilgili çok önemli bir açıklamayı çimde yapıyor.
“EEAT kriterlerine uyun!”
Google arama motoru tarihinde ilk defa bir sıralama unsurunu bu kadar açık ve net şekilde tanımlıyor.
Metinlerinizde hangi teknik kritere sahip olursa olsun, bahsedilen EEAT standartlarına uygun değilse, sıralama alması çok zor ve hatta zaman içerisinde imkansız hale gelecektir.
Metnin yeterli bilgiyi, en doğru ve eksiksiz şekilde, dayanaklar sunarak ve kendi deneyimlerini ekleyerek hazırlanmış olması temel prensiptir. Bu metinler hem farklı kaynaklara dayanak sundukları hem de yazarın kendi deneyimini örnek dediği için otoriter metinler olarak tanımlanır. Dolayısıyla bu metinler kaç kelime olduklarına bakmaksızın, Google’ın değerli metinler arşivinde yerini alır.
Elbette bu kriterlere uygun metinlerin diğer SEO kriterlerini kapsamaması beklenemez. Geçmişte keşfedilen içerik bakımından seo kriterleri, yanlış veya geçersiz değildir. Bu kriterler tek başına bugün işe yaramıyor. Bununla birlikte kullanıcı deneyimi dikkate alınarak, hemen çıkma oranını sıfıra yakın bir seviyeye indirmek maksadıyla, hedef kitlenin de ciddi şekilde gözetilmesi gerekiyor.
Yani sonuç olarak, günümüzdeki arama motoru optimizasyonu ilkelerine göre; içerikler hem seo algoritmasına hem de hedef kitleye göre en üst nitelik sınıfında hazırlanır.
Metin Yazarları Kendi Deneyimlerini Her Sektöre Nasıl Aktarabilir?
EEAT standartlarına uygun metin hazırlanırken, içerik yazarları elbette konunun profesyoneli olmayabilir. Nitelikli içerik yazarlarının, bir bilimsel makale hazırlar gibi; diğer bilimsel kaynakları inceleyerek yeni bir metin oluşturma yetileri bulunur. Yani faydalı metin standartları uyarınca, kaynak göstererek yani referans vererek aslında temel kriterlerin büyük bir kısmını sadece içerik yazarları karşılayabilir.
Eğer içerik standartları yükseltmek ve daha otoriter bir metin oluşturulmak istenirse, metnin tarafı olan profesyonel kişi ya da kuruluş deneyimlerini yazara aktararak kendi ağzından metne eklenmesini sağlayabilir.
Örneğin bir otomobil satıcısı, geçtiğimiz yıllarda hangi araç özelliklerinin satışlara nasıl etki ettiğini yazarı aktararak, bunu kendi ağzından ifade edebilir. Bu durumda metnin kişisel deneyimlere aktarma gereksinimi de karşılanmış olur.
Gördüğümüz gibi Google, hedef kitlenin gereksinimlerine dikkat eder. Teknik standartları sağlayan metinlerin faydalı olma durumu sistem tarafından analiz edilerek, en uygun Metin koşullarına erişilmesi sağlanır.

2013 yılında Koç Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra Ziraat Bankası projelerinde ve ağırlıklı olarak sağlık sektöründe hizmet verdim. Şu anda Collified Reklam Ajansı’nın kurucu ortağı olarak Avrupa’daki pazara yönelik çalışan firmalara veri tabanlı dijital pazarlama hizmeti sunuyorum.












